TARİHSEL & KÜLTÜREL
Kadınlar bu cemaate girmek için çırpınıyor!
Devlet memurlarının, özellikle bayanların ellerinde kutsal bir kitapçık geziyor yıllardır. Bu katalogla yüzler nurlanıyor, tüylenmeler gecikiyor, cemaatler kuruluyor, herkes birbirine sıkı sıkıya bağlanarak kardeşlik, ülküdaşlık sağlanıyor.
İnsanlar birbirine ürün satarak geçiniyor, gençleşiyor. Kotasını, yani zikrini tamamlayana yeni kapılar açılıyor, yeni zikirler veriyorlar, saadet yurdu olan kozmetik cennetine...
Hayat karşısında siz hangisisiniz?
Olgun insan güzel söz söylemesini bilen değil, söylediğini yapan ve yapabildiğini söyleyebilen insandır. Bir baba ile kızı dertleşiyorlarmış. Kızı hayatında çok sıkıntı yaşadığından ve bunlarla nasıl baş edeceğini bilemediğini söylemiş babasına. Hatta sorunlar ardı arkasına devam ediyormuş hayatında. Babası kızını dinlemiş, dinlemiş ve “Gel, sana bir şey göstereceğim!” diye kızını mutfağa...
Pasta gibi ekmek…
Fırına geldiğimde ortalıkta ekmek görünmüyordu. Eski bir dostum olan fırıncı:
“Biraz bekleyeceksin hocam” dedi. İki üç dakikaya kadar ekmekler fırından çıkar. Kenarda bir tabüre üzerinde otururken fırına giren yaşlı bi amcayı gördüm. Eskimiş ceketinin sol yakası altında bir madalya görünüyordu ve yaşlı amca yürürken topallıyordu.
Selam verdikten sonra “ekmeklerimi alayım, benim ikizler acıkmıştır.”...
Kemal Sunal yineledi: Eşşoğlueşekler!!!
Ayaktakımından biri olarak az önce kazayla televizyonu açtım, onlarca diziden rastgele bir tanesini kısa süre seyrettim. Lüks arabalarla gezen koca koca köşklerde yaşayan adamları, milyarlık makyajıyla şık giyimli kadınların yaşayışını, onların bizimkinin yanında devede kulak kalacak sıkıntılarını ve yine bizimkilerinin yanında hiçbir değer taşımayan eğlencelerini anlatan bir dizi…
Kemal Sunal’ın farkını...
Ulu önder Atatürk ve Elmalılı Hamdi Yazır
Atatürk saf, temiz ve sade bir din anlayışı istemektedir. Islam dinine sonradan girmiş her türlü safsata, hurafe ve boş inançlara karşı akılcı bir din anlayışını benimsemiştir. Bunun ilk adımını da Kur’an-ı Kerim’in milletin bütün fertleri tarafından okunup anlaşılabilmesini sağlamakla atmıştır. Cumhuriyetin kuruluşundan iki yıl bile geçmeden 21 Şubat 1925 tarihinde Meclis’teki bütçe müzakereleri...
Ulu önder Atatürk HZ. Muhammed hayranıydı
Tarihçi ve din bilgini Şemseddin Günaltay, Konya’da bir parti Kongresince yaptığı pek mühim ve tarihi bir konuşmada, Atatürk’ün Bedir savaşı ve Yüce kahramanı hakkındaki hayranlığını söyle anlatmıştı:
Atatürk’ün, birer asker kaçağı yuvası halini alan medreseleri kapatmasının ve dinîmizi cehaletin ve yobazlığın elinden kurtarmak İçin giriştiği nurlu ve hayırlı inkılâbın manasını kavrayamayan bir takım...
Japonlardan 10 maddelik insanlık dersi!
2011 yılının Mart ayında Japonya’da 9.0′lık deprem, ardından tsunami felaketi, ardından da nükleer tesislerin patlaması sonucunda radyasyon felaketi yaşandı.
Ancak tüm bu felaketlere rağmen insanlara parmak ısırtan insanlık, birlik ve beraberlik manzaraları ortaya çıktı. Peki onlar neler mi?
1-TERBİYE : Döğünen, vahşice saldıran yok. Kederleri kendi içlerinde
2-SAYGINLIK, AĞIRBAŞLILIK: Su ve gıda için kuyruk...
Türkiye’nin ilk kopya koyunu anne oldu
Ülkemizin ilk kopya koyunu Oyalı, 30 Mart 2011 tarihi’nde, İstanbul Üniversitesi Veteriner Fakültesi’nde ilk doğumunu yaptı. Oyalı, başarılı geçen sezaryen operasyonu ile 4 kg ağırlığında, sağlıklı bir dişi kuzu dünyaya getirdi. Sezaryenle dünyaya gelen kuzuya “Bahar” adı verildi. Proje, İstanbul Üniversitesi Veteriner Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sema Birler yönetimindeki uzman bir ekip tarafından hayata...
Atatürk’ün milli içecek tavsiyesi: Hardaliye
Hardaliye Trakya ve Kırklareli’ne özgü bir içecektir.
Üzüm şarabına karşılık bulunan üzümden yapılan bir Türk içeceğidir. Üzüm şırasını koruyabilmek için yapılan alkolsüz bir içecektir.
Üzüm sırasının şaraba dönüşmemesi için içerisine siyah hardal tohumu koyuluyor.
Atatürk, 20 Aralık 1930 tarihinde Kırklareli’ne geldiğinde kendisine ikram edilen hardaliyeyi çok beğenmiş ve tanıtılıp milli içecek...
Sembolizm ve sembollerin anlamı
Sembol Nedir?
Sembolün Türkçe karşılığı simgedir. Sembol sözcüğünün kökeni, eski Mısır dilindeki “symbolon” sözcüğünün Grekçe’ye geçmiş hali olan symballein fiilidir; “birlikte tartışmak, birlikte birleştirmek, bir arada toparlayıp bağlamak” anlamlarına gelir. Latince’ de symbolum biçimine dönüşmüştür. Sembol, kimi sözlüklerde “daha soyut bir şeyi anlatmaya yarayan daha somut şey” ya da “evrensel...


