Günlük hayatta çok karşılaştığımız sıkıntılardan birisi de, devletin yani idarenin bir takım planlarından ve kamu yararı çalışmalarından doğan ihtiyaçlarından dolayı vatandaşların mallarına el koymasıdır. Bu konuda internette detaylı bir açıklama olmadığını gördüm ve bu sefer sizler için “Devlet malımıza el koyabilir mi?” başlıklı yazıyı kaleme alıyorum.
Öncelikle bilmeniz gereken bazı şeylerden bahsetmek istiyorum. Halk arasında mal-mülk diye tabir ettiğimiz kavramlar hukuksal anlamda taşınır ve taşınmaz olarak kabul görmektedir. Detaylı bir tanımı gerekli görmüyorum; ancak araba, televizyon, koltuk vs. gibi hak sahibi olduğumuz unsurların “taşınır” diye ; arsa, dükkan, bina, ev vs. gibi üzerinde hak sahibi olduğumuz unsurların da “taşınmaz” diye tanımlandığını bilmenizde fayda var.
GELELİM ASIL KONUYA.
Bulunduğunuz şehrin en işlek caddesinde bir daireniz olduğunu varsayın. Tapu sicilinde de bu daire sizin üzerinize kayıtlı. Hiç hesapta yokken idare, dairenizin bulunduğu caddenin genişletilmesi yönünde bir karar aldı ve taşınmazınıza el koymak istiyor. Bu mümkün müdür?
Cevap: Evet’tir. İdarenin kamu yararını gözetmesinden kaynaklanan, idareye mal veya hak kazandıran bir takım yöntemler mevcuttur. Burada amaç, yine kamu yararıdır. İdare kamu menfaatini gütmediği ve planı olmadığı sürece idareye mal veya hak kazandıramaz. Bunun dışında bir takım kamusal yöntemler, kanunlarla idareye yetkili kılınmıştır.
Söz konusu sizin eviniz, bağınız, bahçeniz olabilir. Kamu Tüzel Kişileri, temsilcileri vasıtasıyla planları çerçevesinde size ulaşır ve kamu yararını gözeten planlarından size bahsederler; burada amaç devletin sizinle anlaşmak istemesidir. Kamu Tüzel Kişileri faaliyetlerini devlet gücüyle birleştirdikleri için, alınan kararlara uymaktan başka çareniz yoktur aslında. Temsilciler bilirkişi raporunda belirtilen tahmini fiyat üzerinden evinizi satmanızı isterler. Burada devletin bir birey olarak karşınızda anlaşmak istediği varsayımını da elde edebilirsiniz. Devlet ve birey olarak anlaştığınız fiyat üzerinden evinizin haklarını kamuya devredebilirsiniz.
Sizin üzerinizde olan mülkiyet sadece devletle anlaşma yaptığınız ve satın alma usullerinin tam gerçekleştiği taktirde mülkiyet hakkı idareye geçer. Tapu idaresinde, mülkiyet idare adına tescil edildiği taktirde hak elinizden tamamen çıkmış olur. Prensip gereği mülkiyetinizin tam bedeli ödenir ve peşin ödeme yapılır.
DİYELİM BEN MÜLKİYET HAKKIMI DEVRETMEK İSTEMİYORUM?
Sizinle birey olarak anlaşmak isteyen idare, planların işleyişinde bir aksilik olmaması için, razı olmadığınızı gördüğü taktirde, bu defa kanunlardan aldığı yetkiyi evinizde hak sahibi olmak için kullanabilir. Buna kamulaştırma yöntemi denir. Kamulaştırma, Danıştay kararında şöyle tanımlanmaktadır: “Mal sahibinin istekli olup olmamasına bakılmaksızın, özel mülkiyet içinde bulunan bir gayri menkulün veya irtifakın yahut kaynağın kamu malları arasında yer almasını sağlayan bir idari yoldur.” Tarafların anlaşamaması durumunda, kamulaştırma yapmak isteyen idarenin, yargı içinde yer alan asliye hukuk mahkemesine başvurması ile kamulaştırma evresi başlamaktadır. İdare, mülkiyetinize ilişkin bedelinin tespit edilmesi ve taşınmazın idare adına tescil edilmesi için bu yargısal süreci başlatır. Kamulaştırma bedeli, idare tarafından hak sahibi adına bankaya yatırılır. Bedelin yatırıldığına ve mülkiyet hakkının bireyden kamu tüzel kişisine geçtiğine dair makbuz, mülkiyetinizin bedelini tespit eden asliye hukuk mahkemesine teslim edilir. Netice itibari ile mahkeme taşınmazınızın idare adına tesciline ve kamulaştırma bedelinin hak sahibine ödenmesine karar verir. Bu karar, tapu dairesi ile paranın yatırıldığı bankaya bildirir. Tescil hükmü kesindir. Yani bedel bankaya yatırıldığı andan itibaren, hak idareye geçmiş demektir.
İDARE EVİMİ BENDEN ALDI? NASIL GERİ ALABİLİRİM?
Söz konusu kamu yararıdır ve evinizin hakkını idareye vermek istememenizden kaynaklanan, yukarıda belirttiğim yargısal süreç başlamış olabilir. Sizin mülkiyetinizi kamulaştırmak isteyen idare, asliye hukuk mahkemesinde davayı açar ve mahkeme size dava açıldığına dair belge gönderir. Bu belge size ulaştığı günden itibaren 30 gün içinde taşınmazın kamulaştırılması işlemine karşı İDARİ YARGIDA iptal davası açabilirsiniz. Bunun dışında bedelde anlaşamadığınız durum söz konusu ise, aynı süre içerisinde adli yargıda düzeltim davası açabilirsiniz; ancak bu, kamulaştırmayı kabul ettiğiniz ama bedeli beğenmediğiniz anlamına gelir ve düzeltim davası açtığınız andan itibaren, kamulaştırmaya iptal davası açma hakkınız iptal edilir.
Kamulaştırma işlemi gerçekleştiği andan itibaren mülkiyetinizi almanız için kanunların size tanıdığı tek hak şu şekilde tanımlanmıştır: “Kamulaştırma bedelinin kesinleşmesinden itibaren 5 yıl içinde idare tarafından kamulaştırma veya devir amacına uygun olarak hiçbir işlem veya tesisat yapılmaz veya kamu yararına yönelik bir ihtiyaca tahsis edilmeyerek taşınmaz mal olduğu gibi bırakılırsa, mal sahibi veya mirasçıları, kamulaştırma bedelini aldıkları günden itibaren işleyecek kanuni faizi ile birlikte ödeyerek taşınmaz malı geri alabilir.” Burada önemli olan taşınmazın sahibi, geri alma hakkını, bu hakkın doğduğu andan itibaren bir yıl içinde kullanmalıdır. Bu süre içinde kullanılmayan geri alma hakkı düşer. Bunun dışında kamulaştırılan mülkiyet, amacına uygun bir şekilde kullanılmamışsa 6 yıl içinde malik parayı geri ödeyerek arsasını geri alabilir.
SONUÇ OLARAK:
Devlet çıkıp mülkiyetinize el koyabilir. Burada “el koymak”tan kasıt, kamu yararı çerçevesinde bir takım planların yapılmış olması ve idarenin mülkiyetiniz üzerinde kamulaştırma işlemlerini yapılabilme hakkıdır. Kamu yararı gözetilmediği taktirde hiçbir mülkiyet üzerinde fuzuli olarak kamulaştırma işlemi yapılamaz. Yapıldığı taktirde de hak düşürücü olay meydana gelmiş sayılır. Kamulaştırma planı çerçevesinde mülkiyetiniz rıza gösterseniz de, göstermesiniz de kamulaştırılır. Burada kanunların size verdiği hak, kamulaştırmanın nedenlerini tespit edebilmeniz ve buna ilişkin iptal davası açabilmeniz ya da kamulaştırma sırasında devletle bedel konusunda anlaşamamanız halinde bedeli düzeltme davası açabilmenizdir. Kamulaştırma işlemi kesinleştiği andan itibaren de yukarıdaki belirtilen durumlar itibari ile mülkiyetinizin hakkını geri kazanabilirsiniz.
Eğer yardımcı olabilmişsem ne mutlu.
Okuduğunuz için teşekkür ederim.
Araştıran ve yazan: Ahmet FAYDALI
Aralık 2011
(kaynak göstermeksizin ve izin almaksızın alıntı yapmak, kopyalamak, aleyhte delil olarak kullanmak ve çoğaltmak; 13/12/1951 tarihli resmi gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 5846 sayılı Fikir Ve Sanat Eserleri Kanununda belirtilen “manevi haklar madde 15″ ‘in ihlal edildiği hükmünü geçerli kılar. www.ahmetfaydali.com sitesi içerisinde bulunmanız, bu ibareyi görmeseniz dahi bunu kabul ettiğiniz anlamını taşır.)



Tebrik ediyorum. Çok gerekli bir yazı.
Teşekkür ederim kardeşim.
İlgilendiğiniz için beni onure ettiniz.
Otrcak evim yok ki. Devlet önce ev versin sonra kamulaştırsn.
ahaha :) Güzel yorum :)
:)
Farklı bir bakış açısı. Saygı duyuyorum.
Bu anlatılanlar sadece kişilerin evleri için mi geçerli? Arsam var, devlet arsamı kamulaştırırsa ne olacak? Teşekkür ederim şimdiden.
Güzel soru. Ben de merak ettim şimdi. Ama tahminimce arsa için de geçerli bir durum.
Güzel soru kardeşim. Arsanız için de yukarıdaki işlemler aynen geçerlidir; ancak burada istisnai bir durum mevcut. Bu da idarenin “geçici işgal” hakkını kullanmasıdır. Yani söz konusu bir bayındırlık hizmetinin görülebilmesi için ihtiyaç duyulan kum, taş ve benzeri maddeleri çıkarabilmek ve hazırlayabilmek, depolayabilmek için özel mülkiyette bulunan bir taşınmaza idare tarafından geçici bir süre el koyulabilir. Ancak burada önemli olan, bu taşınmazın üzerinde, yani arsanın üzerinde herhangi bir BAĞ, BAHÇE YA DA EV bulunmaması şarttır. Bu geçici işgallerden kaynaklanan zararlardan dolayı ilgili mahkemelerde tazminat davası açılabilir.
İlgilendiğiniz için teşekkür ederim.
abi sn neyin kfasını yaşıyon ya :) milletin derdi sni mi gerdi :) bu ülkede avukatlar var bırak onlr halletsin.
Saygı duyuyorum sana kardeşim.
Ahmet Bey. Güzel yazınız için tebrik ediyorum. Ben de bu konuda mağdur biriyim. Devlet 2B yasası diye bir şey çıkardı, arsama el koydu. Bedeli ödendi, ama arsam kamulaştırma amacı dışında başka birine satıldı. Şimdi arsamın değeri yükseldi. Yani kamu benden haksız yere aldı ve başkasına sattı. Zamanaşımı süresi de geçti sanıyorum. Bir çözüm öneriniz var mı?
Güzel soru; ancak 2B yasasının ne olduğu konusunda ciddi bir bilgim yok. Bildiğim tek şey 2B yasasının kamulaştırmadan farklı bir durum teşkil etmesi. Profesyonel bir hukukçudan bilgi almanızı tavsiye ediyorum.
Teşekkür ederim.
Ahmet Bey. Bu ülkeye sizin gibi adamlar lazım. Hiçbir kâr amacı gütmeden halkı bilinçlendiriyorsunuz. Sitenizi biraz inceledim hiçbir sayfada reklam yok. Bu gelişmiş toplum bilincinizden dolayı sizi canı gönülden kutluyorum. Yeni yazılarınızı bekliyorum. Başarılar.
Teşekkür ederim kardeşim. Övülmekten pek hoşlanmam. Güzel temennilerinizle beni mutlu ettiniz.
Yine beklerim.
Hepsini okumaya erindim. Bu konuyla ilgili daha sade bir yazınız yok mu?
Burada en sadeleştirilmiş hali anlatılmaktadır sevgili kardeşim. Bu yazıyı derlemek için 2 günlük bir çalışmam oldu diyebilirim.
Başarılar dilerim.
Ahmet bey. Aynı sorun benim başımda şu an. Bana asliye hukuk mahkemesinden bir tebliğ geldi. Razı olmadığım arsamın kamulaştırılması için il idare komisyonu asliye hukuk mahkemesine dava açmış. Arsamı vermek istemiyorum; ama sonuç değişmeyecek sanıyorum. Arsamı geri almam için şöyle bir yazı belirtmişiniz. Bunu açıklar mısınız?: “Kamulaştırma bedelinin kesinleşmesinden itibaren 5 yıl içinde idare tarafından kamulaştırma veya devir amacına uygun olarak hiçbir işlem veya tesisat yapılmaz veya kamu yararına yönelik bir ihtiyaca tahsis edilmeyerek taşınmaz mal olduğu gibi bırakılırsa, mal sahibi veya mirasçıları, kamulaştırma bedelini aldıkları günden itibaren işleyecek kanuni faizi ile birlikte ödeyerek taşınmaz malı geri alabilir.”
Burada kast ettiğim aynen şudur kardeşim: Park yapma amacıyla kamulaştırma süreci tamamlanmış arsanıza idare, park değil de çöp döktü diyelim. Burada bile kamu yararı aranır ve arsanızı geri almanız için hak doğmaz. Şöyle ki, idare sadece kamu araçlarını bile park etse arsanıza burada da kamu yararı şartı aranır. Eğer kamu yararı şartı olmadığından emin olduğunuz bir durum söz konusu ise, idari yargıya intikal ederek kamu yararı olmadığını tespit ve taşınmazın iadesi davası açabilirsiniz.
Ancak, mahkeme size tebliğ gönderdiğinden itibaren 30 gün içinde de iptal veya düzeltme davası da açabilirsiniz. Bence bu konuda hızlı davranın. Profesyonel bir hukuk danışmanı ile çalışmanızı öneririm. Başarılar diliyorum.
ahmet bey öncelikle bilgileriniz için teşekkürler size bir sorum olacak..bir arsamız var ve en son vergisi 1977 tarihinde ödenmiş yani o yıldan beri hiç ilgilenilmemiş bu arsanın durumu ne olabilir devletin el koyma hakkı varmıdır bilgilendirirseniz çok sevinirim..
Merhabalar Hakan Bey.
Söz konusu tapunun sizin üzerinize olduğu kayıtlarda görünmüyor; ya da bu tapu üzerinde başka bir şahıs tarafından taşınmaz inşa edilmiş ise ve 20 yıl boyunca siz de bu taşınmazla hiç ilgilenmemiş iseniz; haberiniz olmadan yapılan bu taşınmazın sahibi 20 yıl boyunca bu mülkü kullanıyor olmasından dolayı zaman aşımından kaynaklanan bir sebeple mülkiyetin sahibi olur. Bununla birlikte kamu yararı olmadıkça ve kamu yararı olmama riski bulunduran fiiller gerçekleştirilmiş oldukça vergi vermemenizden kaynaklanan bir kamulaştırma işlemi gerçekleştirilemez. Daha açığı vergi vermediğiniz için devlet bu arsaya el koyamaz; ancak vergi borçlarınızdan kaynaklanan icra takibi yaptırabilir. Tapu üzerinde hala hak iddia edebilirsiniz. Bunun için daha profesyonel bir hukuk danışmanından bilgi almanız; arsanızın refahı için daha etkili bir adım olacaktır. Sevgi ve saygılarımı sunuyorum.