Türk milletinin sabrını sonuna kadar kullanan, Türkiye Cumhuriyeti’nin bölünmesi için elinden geleni ardına koymayan, bir takım soytarı devletlerin maşası haline gelmiş ve bu uğurda Türkiye Cumhuriyeti’nin imkanlarını sonuna kadar kullanan bir takım sözde siyasilere en gerekli tepki 19 Nisan 2010 günü Samsun’dan geldi. Adı “İsmail Ç.” olduğu belirtilen kardeşimiz, Ahmet Türk adındaki provakatör siyasiye en gerekli tepkiyi onların anladığı dilden gösterdi. Doğuda yaşanan olaylar için duruşmaya gelen Ahmet Türk adındaki provakatör siyasinin, duruşma sonrasında da yaptığı açıklama ” İsmail Ç.” adındaki vatandaşımızı da çileden çıkarıyor ve bir nefretin tetikleyicisi oluyor. Görüntülerden ya da haberlerden biliyorsunuz o anki yaşanan olayları. Devletimizi bölmek adına elinden geleni ardına koymayan, beşikteki bebeği kurşunlayacak kadar şerefsiz olan imralı canisine sayın diyen, küçücük çocukları yalan vaadlerle kandırıp polisin üstüne süren, büyüdüğünde ise dağlara, askerimize kurşun sıkmaya çıkaran; yaralandığında hastanemize giden, hakkını savunmak için mahkememize başvuran, eğitim almak için okullarımızda okuyan bu şerefsizler, bu olayı da kendi lehine çevirmeyi başardı. Bu olayı faşist bir eylem olarak niteleyen, çok muhterem bu insanlar, doğuda “bu bize yapılan bir saldırı değildir, kürt ırkına yapılan bir saldırıdır” şeklindeki açıklamaların faşistlikle bir alâkası olmadığını düşünüyor olmalılar. Tabii hak vermek gerek. Bir takım soytarının maşası durumunda olan bu insanların, bu olayı da kendi provakatif eylemlerine katkı olarak kullanmayacaklarını düşünmek yanlış olurdu elbette. Onların bu şerefsizce tavırlarına pekte şaşırmıyoruz Türk halkı olarak; ama gel gelelimki bizim medyamız ve siyasilerimiz ne yapmaya çalışıyor? Neredeyse yumruk atan ” İsmail Ç.” adlı vatandaşımızı vatan haini ilan ettiler. Hatta 2 polisimiz de, görevinden alındı. Bu ne saçmalıktır, bu ne çirkefliktir böyle! Bu ülkeye “hassiktir” demekten geri kalmayan bu haysiyetsizlere, bu halkın ne demesini bekliyordu medya? Bu ülkeyi bölmek için elinden geleni yapan; ama olay yerinden kaçarken TÜRK MAKAM ARAÇLARINI kullanan ve TÜRK DOKTORLARIN elinden ameliyat olan bu şerefsizlere “oh olsun, hakettiniz” demek yerine; bu olayın “yapılmaması gereken durum” olarak nitelendiren medyaya söylemek istiyoruz ki Allah belanızı versin. Durumu kınayan Türk siyasilere de yazıklar olsun demek istiyoruz. Evet, haklısınız. Diyeceksiniz ki “bu haysiyetsizler bunu avrupada da provake edecek, o yüzden kınadık” diye; ama sizin ağzınız, sizin diliniz yok mu, elinizde resmi belgeler yok mu ki gidip avrupa da bunlar terörist, bunlar bölücü diye bir savunma yaparak vatandaşınızın tepkisinin haklı olduğunu ortaya koyamayacaksınız? Teröriste yapılan saldırıyı da kınayacaksak, o zaman askeri baştan sonra çöpe atalım; onlarda dağlarda kuş gibi terörist avlıyor! Haberleri dinlerken sinirlerime hakim olamadım. “Ulan o Ahmet Türk’ün siyasi bir vasfı bile yok, kapatılmış bir partinin milletvekiliydi. Artık milletvekilliği de kalmadı, niye tutuklanmıyor bu adam?” demekten kendimi alamıyorum. Görüyoruz ki, teröriste de artık bir laf söylenmez olmuş! Terörist değil artık suçlu olan, teröriste yumruk atan suçlu artık! İşimiz bu medyaya ve bu siyasilere kaldıysa, ne diyelim; teröriste yumruk attık, özür dileriz…

Okuduğunuz için teşekkür ederiz…
Ahmet FAYDALI
14.04.2010 Tarihli, Eleştiri yazım



Kesinlikle doğru söylüyorsunuz. Bu teröriste vurana helal olsun. Polisi açığa alan kişiye yazıklar olsun. Yazılarınız gerçekten güzel. Destekliyorum.
Teşekkür ederim, sayın kardeşim. Yine beklerim.